SSS SSS  Forumda Ara   Uye Ol Uye Ol  Giris Giris


Guzellik ve Bakim Onerileri Arsivi

 Cevap Yaz Cevap Yaz Sayfa  123 6>
Yazar
  Baslik Ara Baslik Ara  Topic Options Topic Options
mystical Drop Down Menu
Yönetici
Yönetici
Avatar

Kayit tarihi: 15-Subat-2007
Konum: -- Yurtdışı --
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 8523
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti mystical Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Baslik: Guzellik ve Bakim Onerileri Arsivi
    Gonderildi: 23-Subat-2007 Saat 15:03
Guzellik, bakim, makyaj, trendler, sac bakimi, sac urunleri, maskeler, cilt bakimi, dis bakimi, guzellik malzemeleri, guzellik icin ipuclari, 2009 makyajlari, 2009 sac modelleri, epilasyon

Güzelleşmek için sirke kullanmak aklınıza gelir miydi?
 
Uzmanlar; bal ve yoğurdun aksine sirke kullanımının daha fazla yararı olduğunu belirtiyor. Siz de ışıl ışıl parlayan ve her zaman bakımlı bir cildiniz olmasını istiyorsanız; bir çay kaşığı sirkeyi dinlenmiş şişe suyuna ilave edin ve yüzünüzü öyle yıkayın. Ayrıca banyo suyuna 3-4 yemek kaşığı sirke döküp içinde 10 veya 15 dakika kaldığınızda bedeniniz canlanır.
 
Sirke ile yapılan bakımın diğer yararları ise şöyle sıralanabilir:
  • Küçük kılcal damarlar içindeki kan dolaşımını hızlandırıp cildi nemlendirir.
  • Antiseptik özelliği nedeniyle enfeksiyona neden olan bakteri, virüs veya mayaların hızla çoğalmasını engeller.
  • Cilt yüzeyindeki aşırı yağlı bezeleri azaltır.
  • Pullanma veya soyulma sorunlarına karşı etkilidir.
  • Cildin ph seviyesini düzenler.
 
 


Duzenleyen mystical - 13-Aralik-2008 Saat 15:41
Basa don
pelishh Drop Down Menu
Kidemli Uye
Kidemli Uye


Kayit tarihi: 06-Nisan-2007
Konum: Kocaeli
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 1120
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti pelishh Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 06-Nisan-2007 Saat 11:55

Mükemmel Makyajın Sırları

Güzelliğiniz ile nefes kesmek mi istiyorsunuz? O zaman vereceğimiz ipuçlarına çok dikkat edin.

Krem şeklindeki fondötenden yüzünüze bir parça sürüp parmak uçlarınızla yavaş yavaş yüzünüze yedirin. Fondötenin üstüne, kesinlikle pudra sürmeyin.

Göz makyajına başlamadan önce göz kapağınızın çevresine yüzünüze sürdüğünüz fondötenden bir ton açık başka fondöten sürün. Göz altına hafifçe pudra sürün.

Kaş altından kirpiğe kadar uzanan kemiğe açık renk ve ışıltılı bir sıvı göz farını parmaklarınızla yayın. Yüzünüze sürdüğünüz pudradan bu bölgeye de uygulayın. İnce bir fırçayla göz kapaklarınıza açık bej tonlarında far sürün.

Elmacık kemiklerinize gül rengi tonlarında allık sürün. Allığınızın son derece ince olmasına özen gösterin.

Kirpiklerinizi kıvırın ve yalnızca üst kirpiklerinize rimel sürün. Kirpikleri belirginleştirmek için ince bir fırçayla siyah göz farını üst göz kapağınızın uç kısmına sürün.

Dudaklarınızın etrafına doğal renkte bir dudak kalemi sürün. Dudaklarınızın renginden yalnızca bir ton koyu olması gerekiyor. Dudak içini de parlatıcı ya da açık renkte parlak bir rujla boyayın.

Bir kaş kalemiyle hafifçe kaşlarınıza renk verin. Sonra bir kaş fırçayla tarayın.




Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 04:03
нєя ѕözüмüz ∂υ∂αкℓαя∂α güℓüş σℓ∂υ, ∂σηмє ιн&#
Basa don
manolya80 Drop Down Menu
Moderatör
Moderatör
Avatar

Kayit tarihi: 11-Nisan-2007
Konum: Muğla
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 26963
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti manolya80 Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 17-Nisan-2007 Saat 21:38

NIVEA BODY'DEN ANTİ SELÜLİT KÜRÜ

NIVEA Body, kadınların en büyük derdi selülitler için özel bir bakım kürü öneriyor. Goodbye Cellulite Gel Cream ve yeni geliştirilen Goodbye Cellulite Anti-Selülit Bantları, yağ bileşiklerinin enerjiye dönüşmesinde aktif rol alan L-Carnitine içerikleriyle, masaja gerek olmadan etki ediyor.

Selülit görüntüsü bağ dokusu altında yer alan derin cilt katmanlarında, yağların aşırı derecede depolanmasından kaynaklanır. Sonuçta cilt pürüzlü bir hale gelir, elastikiyetini kaybeder ve çukurlar oluşur.L-Carnitine cildin doğal yapısında bulunan ve yağ bileşiklerinin enerjiye dönüşmesinde aktif rol alan bir içeriktir. Bu yüzden ciltte yeterli miktarda L-Carnitine bulunması hücrelere enerji sağlanarak yağların enerjiye dönüşmesi için gereklidir.

NIVEA’nın bilimsel araştırmaları sonucunda yaratılan NIVEA Body Goodbye Cellulite gel-cream, L-Carnitine içeriğini cilde geri kazandırmak üzere özel olarak geliştirilmiştir. Cilt katmanlarına derinlemesine etki ederek ciltteki L-Carnitine seviyesini artırır. Benzersiz jel-krem kıvamındaki formülü ile cilde kolayca uygulanırken, aynı zamanda serinletme etkisi yaratarak kan dolaşımını da hızlandırır. Böylece, hergün düzenli kullanıldığında NIVEA Body Goodbye Cellulite, özellikle bel, kalça ve basen gibi vücudun problemli bölgelerinde selülit görünümünü gözle görülür derecede azaltır.

NIVEA laboratuvarlarının son buluşu NIVEA Body Good-bye Cellulite Anti-Selülit Bantları ise bel, kalça basen gibi selülit görünümünün yoğunlaştığı bölgelerde odaklanır. Problemli bölgede 8 saat süreyle cilde nüfuz ederek ciltteki L-Carnitine miktarını artırır.

Goodbye Cellulite Gel Cream’in, her gün, günde en az 1 kez bel, kalça, basen gibi problemli bölgelere, Goodbye Cellulite Anti-Selülit Bantları’nın ise haftada 2-3 kez, 8 saat süreyle selülit görünümünün yoğunlaştığı bölgelere uygulanması öneriliyor. Anti-selülit bantları 3 kullanımdan itibaren, jel krem ise 2 haftadan itibaren cildi fark edilir biçimde sıkılaştırarak pürüzsüz bir görünüme kavuşturuyor. Ürünlerin birlikte düzenli kullanımı sonucunda, selülit görünümü 4 haftadan itibaren gözle görülür derecede azalıyor.




Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 04:04
06/04/2003(13:15) İlk gözağrım MELİH'İM

06/11/2008(22:05) Minikkuşum ARDA'M

Canözlerim benim,tekvarlıklarım
Basa don
manolya80 Drop Down Menu
Moderatör
Moderatör
Avatar

Kayit tarihi: 11-Nisan-2007
Konum: Muğla
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 26963
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti manolya80 Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 17-Nisan-2007 Saat 23:44
EL BAKIMI
Ellerimiz yaşımızı ele veren organlarımızdandır. surekli ve hoyratça kullandığımız bu organlarımızın bakıma neme ve rahatlamaya ihtiyacı vardır salonumuzda yaptığımız manikürlü veya manikürsüz parafinli el bakımında yumuşatma nemlendirme ve masaj sonrasında uygulanan parafinle elleriniz hem daha genç görünecek hem de ellerinizin cildi nemlenmiş ve sağlıklı bir görünüm kazanmış olacak.
AYAK BAKIMI
Gün boyu ayakta kaldığınızda dayanılmaz ağrılara ve yoğunluğa Seben olan ayak ağrılarınızı yaptıracağınız ayak bakımıyla önlemeniz mümkün. Pedikürlü veya pedikürsüz yaptığımız ayak bakımından ayak nemlenir rahatlar ve masaj sonrası uygulanan parafinle toksinlerden arınıp hafifle. unutmayin ayaklarımız sizi ayakta tutar.

06/04/2003(13:15) İlk gözağrım MELİH'İM

06/11/2008(22:05) Minikkuşum ARDA'M

Canözlerim benim,tekvarlıklarım
Basa don
manolya80 Drop Down Menu
Moderatör
Moderatör
Avatar

Kayit tarihi: 11-Nisan-2007
Konum: Muğla
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 26963
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti manolya80 Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 17-Nisan-2007 Saat 23:49

YAĞLI VE AKNELİ CİLT BAKIMI
Yağlı Ve Akne Lekesi Problemi Olan Ciltleri Normalize Etmek Üzere Hazırlanmış Bakım Serisidir.
Sebum Üretiminin Fazlalığından Kaynaklanarak Gözeneklerde Genişleme Ve Genişlemiş Gözeneklerde Havayla Oksitlenen Sebumun Sebep Olduğu Siyah
Noktalar Oluşur.Zaman İçerisinde Akne Ve Sivilceye Dönüşen
Bu Problemleri Giderebilmek İçin Öncelikle Ciltteki Yağ Ve Nem Dengesini Kurmak Gerekir. Akne Ve Sivilcelerin Kurutulmasının Yanı Sıra Bu Problemlerin Bıraktığı İzlerin Giderilmesinde Destek Veren Ürün Gurubudur.
KLASİK CİLT BAKIMI: Cildinde herhangi bir problemi olmaksızın genel cilt temizliği amacıyla yapılan cilt bakimidir. Çevresel faktörlerin ve günlük stresin cildimiz üzerinde yarattığı negatife etkileri yok ederek cildin doğal nem dengesini korumak ve sağlıklı görünümünü sağlamak için cildin temizlenip arındırılması ile yapılan aylık kabin cilt bakimidir. Sorun olmadığı sürece ayda bir yapılması yeterlidir.
EFERVESAN CİLT BAKIMI: Olgun ciltlerde kollejen ve elastin eksikliği nedeniyle oluşan kırışıklık ve sarkmaların giderilmesi için yapılan bakimdir cilde uygulanan klasik bakımdan sonra cilde özel kapsüllerle hazırlanan bakim maskesi yapilarak üstünü plastik maske ile kapatmak suretiyle yapılan özel bakim sonrasında cildin kollejen ve alestin yapısı sağlanarak cilt gnc ve duru görünümüne kavuşur. Cildin durumuna göre ilk 3 seans 15 gün ara ile daha sonra ayda bir yapılması öneririz.
ŞOK BAKİM: yaslanmaya karsi cildi tazeleyen 3 haftalik bakim kürüdür.dogal kollejen ve plesenta iceren serumlarla yapilir.plesenta ve kollejen cildi dogal dengesine döndürerek cilde sıkılaşma ve canlılığı sağlar.her bakim sonrasinda müşteriye vereceğimiz ürünler günlük bakım icin kullanılarak bir sonraki bakima kadar cilt bakımının aksaması önlenir.üçüncü hafta sonunda uygulanan kollojen ve plesenta cildi tamamen tazeleyerek cilde yaklasik 5 yillik gençleşme etkisi yaratir.kür bitiminde müsteriye 6 ay yetecek kadar günlük bakim ürünü verilir.
Set halinde sadece bizim salonumuzda kullanilan şok bakim kürünün 6 ayda bir tekrarlanmasını öneriyoruz.Cildi bahara ve kişa hazirlamak icin ideal bir kür.
SEA CLAY CİLT BAKİMİ: Sea clat body mask mineralleri acisinda cok zengir bir çamur olup sivilceli gergin ve lekeli ciltlerde kullandigimiz bir üründür.salonumuzda seanlar halinde sivilce bakiminda kullanilmakta ayrica klasik cilt bakimindada eger cilt sivilceli yada lekeliyseextra uygulanmaktadir.
SİVİLCE BAKIMI: Özel ürünler kullanilarak sivilce ve sivilce izi bakımı yapılır.yapılan bakım kür şeklinde olup tek seans yeterli olmadigindan salonumuzda bu tür bakimlar icin hazirlanmiş uygun paket programlarla en ekonomik ve saglıklı şekilde sivilce tedavinizi sonuclandırabilirsiniz.

 
06/04/2003(13:15) İlk gözağrım MELİH'İM

06/11/2008(22:05) Minikkuşum ARDA'M

Canözlerim benim,tekvarlıklarım
Basa don
manolya80 Drop Down Menu
Moderatör
Moderatör
Avatar

Kayit tarihi: 11-Nisan-2007
Konum: Muğla
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 26963
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti manolya80 Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 22-Nisan-2007 Saat 13:20
Sabah kalktığınızda kendinizi daha güzel ve canlı hissetmek istiyorsanız, basit ipuçlarımıza dikkat edin.

•Yatmadan önce mutlaka retinol veya glikolik asit içeren bir kremi maske şeklinde yüzünüze iyice sürün. Sabah kalktığınızda ölü derilerinden arınan cildiniz, ışıl ışıl görünecektir.

•Eğer cildiniz duyarlıysa, yüzünüzü her zaman salisilik asit içeren bir temizleyiciyle iyice yıkayıp, hyaluranik asit içeren bir kremle nemlendirin.

•Saçınıza ve cildinize nem vermesi için yatak odanıza mutlaka havayı nemli tutan bir buhar aleti koyun.

•Sabah kalktığınızda tırnak diplerinizin manikürlü gibi görünmesi için, yatmadan önce tırnak diplerinize yoğun nem veren bir krem sürün.

•Saçlarınız uzunsa, iki yandan örerek uyuyun. Böylece birbirlerine dolaşmazlar, hem de düzgün dalgalarınız olur.



Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 04:23
06/04/2003(13:15) İlk gözağrım MELİH'İM

06/11/2008(22:05) Minikkuşum ARDA'M

Canözlerim benim,tekvarlıklarım
Basa don
manolya80 Drop Down Menu
Moderatör
Moderatör
Avatar

Kayit tarihi: 11-Nisan-2007
Konum: Muğla
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 26963
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti manolya80 Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 22-Nisan-2007 Saat 13:23
İnce kırışıklarınız varsa somon, sardalya, uskumru, ringa balığı yemenisi öneririz.

Bu balıklar doymamış yağ asitlerinden omega 3 ile yüklü. "The Beautiful Skin Diet" (Güzel Cilt İçin Diyet) adlı kitabın yazarı Richard Asarch'a göre; bu besinler damar içindeki iltihaplanmayı azaltıyor ve kan dolaşımını hızlandırıyor. Bu da cilde sağlıklı bir akış kazandırıyor ve uzun vadede kırışıklık oluşumunu engelliyor.

Amerikan Gıda Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre; erken yaşta diğerlerine göre daha fazla balık ve sebze yiyen kişilerde ileri yaşlarda daha az kırışık oluştuğu gözlenmiş. Bunun sebebi kırmızı ette ve işlenmiş gıdalarda bulunan omega 6'nın olumsuz etkilerini omega 3'ün azaltması. Son araştırmalar özellikle günümüz beslenme alışkanlıklarında omega3'ün yetersiz alındığını buna karşın omega 6'yı gerektiğinden fazla tükettiğimizi gösteriyor. Önemli olan ikisini dengeli bir şekilde almak. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre minimum 5, maksimum 10 gr omega 6 yağ asidine karşılık, 1 gr omega 3 yağ asidi alınmasıyla bu dengenin sağlanacağı öngörülüyor.

06/04/2003(13:15) İlk gözağrım MELİH'İM

06/11/2008(22:05) Minikkuşum ARDA'M

Canözlerim benim,tekvarlıklarım
Basa don
özlem Drop Down Menu
Kidemli Uye
Kidemli Uye
Avatar

Kayit tarihi: 20-Nisan-2007
Konum: İstanbul
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 3665
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti özlem Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 29-Nisan-2007 Saat 16:46
Kalıcı Makyaj

Makyajınızın Kalıcı Olması İçin
Bakışlardaki çarpıcılığı yakalamak için genellikle göz çevresinde çok çaba sarfetmek ve gün içerisinde sık sık rötuş yapmak gerekir. Ancak gözkapağı makyajının kalıcı olması için büyük kozmetik firmaları bazı kremler geliştirdiler.

Makyaj yapmadan önce gözkapaklarına sürülen ve 30 saniye kurumaya bırakılan bu kremler makyajın daha kolay yapılmasını ve kalıcı olmasını sağlıyor.


Ok gibi kirpikler
Kirpikleriniz için de suya dayanıklı rimelleri tercih edin öncelikle. Kısa kirpikleri uzun göstermek de yeni ürünlerle şimdi çok kolay. Pisayada sırf bunun için üretilmiş pek çok maskara bulabilirsiniz. Rimelin kalıcılığını sağlamak için size pudra çok yardımcı olacaktır. Önce bir kat rimel sürün. Üzerinden pudra ile hafifçe geçin ve tekrar rimel sürün. Böylece rimeliniz uzun süre dayanacaktır.

Gün boyunca her yarım saatte bir ruj tazelemek kadar can sıkıcı bir şey daha olamaz. Hele dudaktan taşan rujlar çok can sıkıcıdır. Bunların önüne geçmek için ruj sürmeden önce bir kez dudak kalemi ile dudak sınırlarını belirleyin. Sonra rujunuzu sürün. Bir kağıt mendili ısırarak fazlasını alın ve üzerinden transparan pudra ile geçin. Sonra tekrar ruj sürün ve son kez medili ısırın. Artık günde en fazla üç kez, memeklerden sonra rujunuzu hafifçe tazelemeniz yeterli olacaktır.

Kalıcı makyaj nasıl yapılır?
Çoğu kişi uygulama anını hafif bir batma hissi olarak tarif eder. Kişinin ağrı duyarlılığı ve uygulayıcının el hafifliğine göre farklılıklar gösterecek minimum bir rahatsızlık söz konusudur. Bölgede oluşabilecek rahatsızlıkları en aza indirmek ve bölgeyi uyuşturmak için yüzeysel anestezi ve yağlar kullanılabileceği gibi, bir doktor ya da dişçi gözetiminde lokal anestezi de yapılabilir. İşlemin uzunluğu kişinin hassasiyetine, cilt nemine, yoğunluğuna, elastikiyetine ve cildin genel durumuna göre değişebilir. Ortalama süre 2-3 saat kadardır.

Bir set mikro steril iğne, kalıcı renk karışımına batırılarak kişinin istekleri doğrultusunda cilde uygulanır. Taze renk, iğneler vasıtasıyla cildin üst tabakasına zerk edilir. Dövme uygulamasının aksine, cilt hafifçe kaldırılarak renk uygulandığından, daha ağrısız gerçekleşir. Yine aynı nedenle ciltteki travma da çok daha çabuk iyileşir. Uygulama sonrasında çoğu kişi normal hayata derhal devam edebilir.

Uygulamanın tam anlamıyla kalıcı olması bazı şeylere dikkat edilmesini gerektirir. Güneşin UV ışınlarına fazla maruz kalmak ya da solaryum seansları, cildin fazla kuru olması, bazı uyuşturucular ve sigara kalıcılığı olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir. Alfa- hidroksi, retin-a ve glikolik asit, kalıcı makyaj uygulanan bölgelerden uzak tutulması gereken maddelerdir. Aksi halde etki azalabileceğinden belli sürelerde ekstra bakım gerekebilir. Göz kapaklarına güneş korumalı krem kullanmak, eye-liner uygulanmış gözlerde güneş gözlüğü takmak, dudaklara koruyucu sürmek gibi bazı önlemler makyajın kalıcılığını artıracaktır.




Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 04:48

/|
./\.
bu benim
CinCon'um
Adı Rıfkı
Basa don
özlem Drop Down Menu
Kidemli Uye
Kidemli Uye
Avatar

Kayit tarihi: 20-Nisan-2007
Konum: İstanbul
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 3665
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti özlem Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 29-Nisan-2007 Saat 16:46
Parfüm kullanırken, bazı kurallara uymak, kokunun etkisini artırıyor.

Kadınların vazgeçemediği tutkulardan biri olan güzel kokmanın etkisini arttırmak için dikkat edilmesi gereken hususlardan bazıları şunlar:

"Vücut: Parfümler kokularını yaymak için sıcaklık, hareket gibi faktörlere ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle parfüm sürmek açısından vücudun bazı bölgeleri ayrıcalıklıdır. Sıcak ve nemli noktalar olan koltuk altları, göğüs araları, ense, kulak arkaları ve göbek, kanın fazla pompalandığı noktalar olan bilek içleri, şakaklar ve boyun, hareketli noktalar olan dirsekler ve diz içleri buna örnek verilebilir.

Saçlar: Eğer saçlarınızı parfümlemek istiyorsanız, öncelikle temiz olmalarına dikkat etmeniz gerekiyor. Kokuların birbirine karışmaması için şampuanınızı kokusuz olanlar arasından seçmeye özen gösterin. Saçlarınız kısa ise saç diplerinize, uzun ise uçlarına sıkmanız yeterli olacaktır. Ayrıca fırçalamadan önce fırçanıza biraz parfüm sıkmanız sonuç üzerinde olumlu etki yapacaktır.

Giysiler: Parfümler, pamuklu, yünlü gibi doğal lifle dokunmuş kumaşlarda çok kalıcıdır ve rahat yayılır. Sentetik liflerde yayılımı ve kalıcılığı daha az olur. Parfümün en kalıcı olduğu dokular ise kürkler ve muslin kumaştan yapılmış eşarplardır. Parfümünüzü ceket ve mantoların astarlarına, etek ve elbiselerin etek baskılarına sıkın. Asla giysilerinizi farklı parfümler sıkmayın. Üst üste sıkılan parfümlerin molekülleri iyi bir karışım oluşturmaz ve kötü bir etki uyandırır. İpekli giysilerinize kesinlikle parfüm sıkmayın aksi takdirde, kalıcı lekeler bırakır. Eğer parfümünüzü sık sık değiştiriyorsanız, sadece vücudunuzu parfümlemekle yetinin. Koku zaten giysilerinize de sinecektir. Mücevher ve özellikle incilerinizin yakınında parfüm kullanmayın çünkü, parfümlerdeki alkol mücevherlerin parlaklığını yok eder ve incileri sarartabilir. İç çamaşırlarınızın bulunduğu dolap veya çekmeceye parfümünüzle nemlendirdiğiniz yünlü bir kumaş parçası koyun. Ve giysi dolabınızı da parfümlemeyi unutmayın".

Basa don
özlem Drop Down Menu
Kidemli Uye
Kidemli Uye
Avatar

Kayit tarihi: 20-Nisan-2007
Konum: İstanbul
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 3665
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti özlem Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 29-Nisan-2007 Saat 16:52
Dudaklarda Güzellik...

Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce kurumuş ve çatlamış olmamalarını sağlamalısınız. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır.

Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı çünkü bunu bir anda gideremezsiniz. Ayrıca özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yapmalısınız. Bazı pudralı rujlar güzel görünmelerine rağmen dudaklarınızı kurutabilir.

Ruj sürmeye başlamadan önce ne kadar hafif makyaj yapıyor olsanız da dudak kalemi kullanmalısınız. Doğru sürülen bir dudak kalemi makyajın natürelliğinden hiçbir şey eksiltmez. Önemli olan rengini doğru seçmek, süreceğiniz rujdan biraz daha koyu bir dudak kalemi kullanmalısınız. Dudaklarınız inceyse kalemi dudağın biraz dışından çekebilirsiniz ancak bunu abartmayın. Kalemin ucunun biraz küt olması daha yumuşak bir etki yaratacaktır. Keskin ve koyu renkte çekilmesi dudaklarınızın doğallığını bozacaktır, günlük makyajda bundan kaçının. Dudak kaleminizi rujun üstünden de sürebilirsiniz, bu iki rengin daha iyi kaynaşmasını ve çizginin yumuşamasını sağlar.

Makyaj uzmanları genelde rujun fırça ile sürülmesini tavsiye eder ama bunu özellikle günlük makyajınızda yapmasanız da olur. Ruju sürerken dudak kaleminin de hafifçe üstünden geçmelisiniz, sürdükten sonra dudaklarınızı birbirine yapıştırıp biraz hareket ettirirseniz de olur. Rujun fazlasını da bir parça kağıt mendille alırsanız daha pürüzsüz görünürler. Sürdüğünüz rujun kalıcı olmasını istiyorsanız pek kolay çıkmayan ever-lasting rujlardan kullanabilir ya da dudaklarınızın kuruma problemi yoksa rujdan önce biraz pudra sürebilirsiniz.

Rujun rengine gelince, modadan önce kendinize, yaptığınız makyaja ve gideceğiniz yere uygun olmasına dikkat edin. Mesela kahverengi tonlarında far kullanmışsanız kırmızı ya da pembe değil yine kahverengi tonlarında bir ruj kullanın. Gündüz, fazla iddialı renklerden kaçının, dudak renginizden biraz daha koyu ya da biraz daha açık, "ruj sürdüm" diye bağırmayan doğal renkleri tercih edin


Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 04:49

/|
./\.
bu benim
CinCon'um
Adı Rıfkı
Basa don
özlem Drop Down Menu
Kidemli Uye
Kidemli Uye
Avatar

Kayit tarihi: 20-Nisan-2007
Konum: İstanbul
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 3665
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti özlem Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 29-Nisan-2007 Saat 16:52
Kıyafete göre makyaj önerileri

Nasıl giyineceğinizi biliyorsunuz ama hangi giysinize göre nasıl makyaj yapacağınızı biliyor musunuz?

Siyah renkte elbise giydiğinizde
Bej/Pembeden koyu eflatuna
Kahvenin tonları
Bakırın tonları
Siyah/Bej/Sarı

Kırmızı renkte elbise giydiğinizde
Siyahın tonları
Kahvenin tonları

Mavi renkte elbise giydiğinizde
Pembe/Leylak/Morun tonları
Yeşil renkte elbise giydiğinizde
Toprak renkleri
Kahvenin tonları
Bakırın tonları
Yeşilin tonları
Eflatunun tonları

Pembe renkte elbise giydiğinizde
Mavi/Gri/Leylağın tonları
Pembe/Mavinin tonları
Mor renkte elbise giydiğinizde
Pembenin tonları
Pembe/Leylak
Oranj renkte elbise giydiğinizde
Bakırın tonları
Mercan/Kayısı
Toprak renkleri

Lacivert renkte elbise giydiğinizde
Pembe/Leylak
Lila/Gri tonları
Bej/Pembe

Gri renkte elbise giydiğinizde

Pembe/Lila
Pembe/Gri/Siyah
Eflatunun tonları

Beyaz renkte elbise giydiğinizde
Pembe/Leylak/Mor
Eflatun/Mor/Saks
Leylak/Mavi/Lacivert

Kahverengi elbise giydiğinizde
Bakırın tonları
Sarı/Yeşil
Mercan
Kayısı

Saks renkte elbise giydiğinizde
Pembe/Leylak/Morun tonları

Bej renkte elbise giydiğinizde
Kahvenin tonları
Bakırın tonları
Mercan/Kayısı


Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 04:51

/|
./\.
bu benim
CinCon'um
Adı Rıfkı
Basa don
özlem Drop Down Menu
Kidemli Uye
Kidemli Uye
Avatar

Kayit tarihi: 20-Nisan-2007
Konum: İstanbul
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 3665
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti özlem Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 29-Nisan-2007 Saat 16:52
Etkileyici gözlerin sırrı

Her kadın güzeldir yeter ki güzel makyaj yapmayı bilsin öyle değil mi? Örneğin kalbin aynası olan gözlere yapılan çekici bir makyaj inanın sizi oldukça iddialı gösterecektir.

Gözlerinizi olduğundan daha güzel göstermek istiyorsanız makyaj hilelerine başvurmak zorundasınız. İşte güzel gözlere sahip olmanın sırları...

Farınızın rengini seçerken soğuk veya sıcak renklerden hangisinin sizin ten renginize uygun olduğuna dikkat edin. Soğuk renkler mavi bazlı renklerdir (pembe, mor...). Sıcak renkler sarı bazlı renklerdir (yeşil, turuncu...).

Far uygularken rengi keskin hatla bitirmeyin, sıfırlayana kadar yumuşak şekilde yayın. Görüntünüz derinlik kazanacaktır. Göz kalemini uyguladıktan sonra parmak uçlarınız ile yumuşak şekilde yayarak farınızla karıştırın.

Göz makyajınızın dış sınırında, kaş kenarı ve burun kenarı arasındaki sınırın içinde kalın. Göz altında mat görüntü gözlerinize derinlik kazandıracaktır. Bu nedenle bu bölgeye ışıltı koymayın.

Kaş altınızın dış kenarına ve göz pınarınıza uygulayacağınız ışıltılı bakışlarınızdaki derinliği artıracaktır.

Maskaranızı uygularken öncelikle kirpiklerinizin üzerinden, sonra alttan zig zag hareketleriyle uygulayın. Kirpiklerinizin yelpaze gibi açıldığını göreceksiniz.

Adım adım göz makyajı

1. Örtücü ve ardından ince yapıda bir pudra ile göz altını aydınlatın ve matlaştırın.

2. Farınızı uygularken önce göz kapağınızın tamamında arzu ettiğiniz yoğunlukta rengi elde edin. Parmaklarınızla uyguladığınızda daha kolay olduğunu göreceksiniz. Daha sonra dışarıdan içeriye doğru kapağın iç çukurunda renk ile gölge oluşturun. Kaşlara kadar gelmeden rengi sıfırlayın. Keskin hatlardan kaçının. Daha iddialı görünüm istediğinizde uyguladığınız rengin bir ton koyusuyla gölgeyi yoğunlaştırabilirsiniz.

3. Kirpik diplerinizden, dışarıdan içeriye doğru göz kaleminizi uygulayın. Yumuşak bir görünüm ve derin bir ifade için parmak uçlarınız ile yayın.

4. Maskara uygulayarak bakışlarınızdaki derinliği güçlendirin.

5. Kaşlarınızı kaş kalemi ile şekillendirerek göz makyajınızı tamamlayın


Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 04:51

/|
./\.
bu benim
CinCon'um
Adı Rıfkı
Basa don
Misafir Drop Down Menu
Misafir
Misafir
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 07-Mayis-2007 Saat 18:07
Gözaltı çevresini nasıl koruyalım?

Yüzümüzdeki ifadenin ve güzelliğimizin aynası gözlerimiz aslında en büyük silahımız. Ama gözaltındaki o çizgiler, mor halkalar ve şişlikler yok mu? Bir anda güzelliğimizi nasıl da gölgeliyor. İnce ve hassas olan gözaltı derimize uygulayacağımız özel bazı bakımlarla sorunun üstesinden gelebiliriz...

Gözlerimizle günde yaklaşık 10 bin defa mimik yaptığımızı biliyor muydunuz? Sevinçli, üzgün veya yorgun olduğumuzun işaretini bu sayede veriyoruz karşı tarafa. Bu da çok hassas olan gözçevresi cildinin daha da hassaslaşması demek. Çünkü gözçevresindeki deri, yüzümüzün cildine oranla 4 kat daha ince! Yanakla kıyaslandığında ise nemini iki kat daha çabuk kaybediyor. Bu kadar hassas ve korunmaya muhtaç bir bölgeyi deyim yerindeyse 'boş bırakmak' artan çizgi ve kırışıklıklara 'hoşgeldin' demek anlamına geliyor.

Zaten yaklaşık 30 yaş civarında gözçevresindeki ilk gülüş veya mimik çizgileri belirmeye başlıyor. Gözçevresini sürekli canlı tutmak için koruyucu bakımı ihmal etmemek gerekiyor. Magnezyum ve avokado içerdikleri A vitamini sayesinde gözçevresini oluşacak çizgilere karşı koruyor. Bu yüzden içinde bu iki maddeyi bulunduran kremleri kullanmakta fayda var. Gözçevresi ve gözaltındaki şişlik ile morlukların sebepleri kişiye göre değişir.

Kimimizde uykusuzluk, fazla alkol tüketimi, bilgisayar başında geçirilen uzun zaman, stres gibi sebeplerle ortaya çıkarken, kimimizdeyse genetik kökenli veya hastalıklara bağlı olarak görülüyor.

MORLUKLAR, TORBALAR...

Eğer gözaltlarınızdaki morluklardan sürekli şikayetçiyseniz, bilimsel araştırmalara göre, bunun sebebi göz çukurlarınızdaki kılcal damarların içinden geçen kandaki hemoglobin maddesinin oksidasyonu. Başka bir deyişle göz çukurundaki kılcal damarlar, kanı sızdırarak oksijene maruz kalmasına yol açarlar. Bu sızıntıyla meydana gelen oksidasyon göz çevresinin mor hatta siyah renge bürünmesine neden olur.

Gözaltı torbaları ise gözaltındaki sıvı birikimleri sonucunda oluşur. Çoğunlukla yaşla ilgili olmakla birlikte hormonal dengesizlikler, uyku uyuyamamak veya az uyumak da sebep olabilir. Kimi zaman böbrek ve kalp rahatsızlıkları da gözaltı torbası olarak kendini gösterebilir. Bazı kadınlarda gözaltı torbalanmaları adet dönemlerinde belirginleşebilir. Göz çevresiyle ilgili bu saydığımız problemlerle baş edebilmeniz için uyku düzeninize ve beslenme alışkanlıklarınıza özen göstermelisiniz.

Günlük öğünlerinizde A Vitamininden zengin besinlere (havuç, avokado, yumurta gibi) yer vermelisiniz. Bunun yanısıra her akşam aynı saatte yatmak ve 8 saat düzenli uyumak gözlerinizdeki yorgunluk izlerini alacak. Eğer sürekli bilgisayar karşısında uzun saatler boyu çalışıyorsanız öğle yemeğinden sonra 5-10 dakika gibi kısa bir süre gözlerinizi dinlendirmelisiniz.


Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 04:58
Basa don
Misafir Drop Down Menu
Misafir
Misafir
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 07-Mayis-2007 Saat 18:10
Evde hazırlayacağınız kozmetiklerle
Yeşil çaylı güzellik tüyoları

Yeşil çayın sağlık üzerindeki olumlu etkilerini artık hepimiz biliyoruz. Ancak bu kez size önereceğimiz bu özel reçeteler sağlığınız değil güzelliğiniz için. Sadece birkaç poşet yeşil çay kullanarak hazırlayacağınız maske ve toniklerle yeşli çayın mucizesini cildinizde hissedeceksiniz.


Yeşil çaylı güzellik reçeteleri

1.Gözler için rahatlatıcı kompres
Yeşil çayı önce keyifli bir içim için, sonra da poşetlerini daha güzel gözlere sahip olmak için kullanın! Harika bir fikir değil mi? Böylece hem içten hem dıştan çift etki yaratmış olacaksınız. Çünkü yeşil çayın uykusuzluk ve stresten dolayı gözlerde oluşan sorunlara karşı rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi var.

2. Göğüsleri sıkılaştırıyor
4 kaşık süzme yoğurt ve 2 yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün, 10 dakika bekletin ve sonra yıkayın. Ardından da cildinizi yine bitkisel kökenli (adaçayı ve kekik yağı olabilir) cildi sıkılaştırıcı bir yağ ile nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek hem de göğüslerinizin sıkılığını artıracaksınız.

3. Canlandırıcı suya dalın
Banyo yapmadan önce, yeşil çay ile tuz peelingi yapmaya ne dersiniz? Ayrıca küvetteki suyun içine yeşil çay esansı atabilir ve yeşil çayın canlandırıcı etkisinden faydalanabilirsiniz. Fransız Sothys firmasının banyo tuzları ve Wella’nın yeni banyo serisi Back To Basics’in yeşil çaylı vücut jelleri, kremleri de yeşil çayın faydalarından mümkün olduğunca yararlanmanızı sağlıyor. Yine Elizabeth Arden’nin ünlü parfümü Green Tea, yeşil çayın harika kokusunu teninize taşıyor.



Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 04:56
Basa don
Misafir Drop Down Menu
Misafir
Misafir
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 05-Haziran-2007 Saat 04:30
Cildimizdeki gözle görülen değişiklikler, bir rahatsızlığın belirtisinin en önemli sinyali olabilir. cildimizin renk ve doku yapısındaki değişiklikler doktora görünme zamanının geldiğini haber verir.

Vücudumuzun sağlıkla ilgili önemli sinyaller veren bir bölümü de cildimizdir. Cildin görünümünden, özellikle renginde oluşan değişikliklerden sağlığımızla ilgili sinyaller alınz. Aynca; ‘Güneş girmeyen eve hekim girer“ sözünün gerçeği ciltte saklıdır. Özellikle raşitizm denilen kemik hastalığı güneş ışınlarını cilt yoluyla alıp D vitamini yapamayan, bodrumda yaşayan çocuklarda daha çok görülür.


CİLTTE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Sararma: Korkuyu ve aşın heyecanı gösterir. Solunum bloke olduğundan, kan dolaşımı da sekteye uğrar.

Kızaran yanaklar: Utancı gösterir. Kalp atışlan ve dolaşımı hızlanır. Cildin inceldiği yerler (yanaklar, boyun) kızanr.

Gri, mat cilt: Bağırsaklarda problemi gösterir. Hasta bir bağırsak, vücudu besin artıklanndan iyi temizleyemez. Cildin rengi bozulur, sivilceler oluşur.
Sarı cilt: Karaciğer sorununu gösterir.

Cilt Yalanı ortaya çıkarır: insan yalan söylediği zaman beyin ve sinirler, vücut kimyasını değiştirirler. Böylece bazı hormonların ve enzimlerin salgılanmaları normalden farklı olur. Bu da derinin elektrostatiğini ölçen aletler vasıtasıyla tespit edilebilir.


CİLDİN DÜŞMANLARI

Kirli hava:
Organizma, vitaminleri oluşturabilmek için güneş ışığına ihtiyaç duyar. Dolayısıyla cilt, bulutlu yan karanlık kış günlerinde bu sağlıl gün ışığından yoksun kalır. Ayrıca oksijeni azalmış kirli havj cildin gözeneklerinden girerek solunum yapmasını önler.

Kar güneşi: Kar, güneş ışığını zararlı UV ışınlannın etkisini güçlendirerek yansıtır. Böylece kardan yansıyan parlak ışığın, gözlere zararlı kamaştıncı etkisininf yanı sıra, cilt üzerinde de güneş yanığı oluşturan etkileri olur.

Alkol: Deri; tıpkı karaciğer, böbrekler ve bağırsak gibi, alkolün aynştınldığı zehir antma organizmalanndan biridir. Bu nedenle aşın alkol tüketimi halindej cilt hücreleri; alkolün etkisiyle zayıflar ve aşınır.

Doğum kontrol hapları: Eğer kullanılan doğum kontrol hapının hormon oranı kullanıcının hormon dengesine uymazsa (çok fazla gestagen, çok az östrojen gibi), giderek cilt kurur ve pürüzlü bir hal alır.

Is, duman: Solunan havadaki is ve dumanla birlikte; öteki zehirli gazlann (özellikle kükürdioksit) küçük partikülleri, cildin gözeneklerinden girer ve hücrelere yerleşerek zarar verir.

Fazla şeker: Çok masum görünse de şeker zararlılar sınıfindandır. Çünkü şeker; vücudun ihtiyacı olan vitaminleri, mineralleri ve elementleri adeta hırsızlama şeklinde kendine alır. Böylece cildin beslenmesi yetersizleşir ve sivilceleı baş gösterir.

Albümin: Fazla et yendiği takdirde, içindeki albüminin etkisiyle vücudun asiditesi artar ki, bu da aslında bazik olan vücut ort..... aykın bir durumdur. Bu durumda, hücreler daha yavaş çoğalır ve daha yavaş yenilenir.


CİLT VE BESLENME

Ciltte sağlıklı bir görünüm sağlıklı beslenmeye bağlıdır. Çünkü deri dıştan kremlerle değil, içten dolaşım yoluyla beslenir. D vitamininin ön maddesi olan Ergosterol deride güneş ışığı ultraviole ile D3 vitaminine dönüşmektedir.

Zamanından önce kırışıklıklara şans tanımak istemeyen kişinin bol miktarda E vitaminine ihtiyacı vardır. Bu vitamin C ve betakarotin l ile birleştiğinde deriyi daha fazla dayanıklı yapar. Soya fasulyesi, mısır, kepek çavdar ürünleri E vitamini kaynağıdır.

Üç güzellik vitamini E, A ve C serbest radikallerin hücumunu önlerler. Bunlar derinin bir numaralı düşmanıdır. Beslenme uzmanlan bunlara karşı bu vitaminlerden üç misli alınmasını öneriyorlar. Önceleri günde 75 mg C vitamini önerilirken, şimdi üç tane kivvi yenmesi öneriliyor.

Havuçta cildi düzgünleştiren, yumuşak yapan ve kırışıklıkları önleyen A vitamini bol miktarda vardır. Yeşil biberde, portakalda olduğundan üç kat daha fazla C vitamini vardır. Bu vitaminle hücreler daha iyi korunur.


Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 05:04
Basa don
Misafir Drop Down Menu
Misafir
Misafir
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 05-Haziran-2007 Saat 13:52

Çiçeklerin en anlamlısı olarak bilinen, güzelliğiyle küsleri barıştıran, aşıkları kavuşturan gül, sadece anlamlı bir çiçek değil aynı zamanda güzelliğin de vazgeçilmez bitkilerinden.

Ana vatanı Anadolu, İran ve Çin olan gülün, suyu ve yağı, parfüm ya da yiyeceklerde de kullanılıyor. Anadolu’nun gül diyarı olarak bilinen Isparta- Burdur civarında gül ziraatının 120 yıllık bir geçmişi var. Buradan elde edilen gül yağı ve gül suyu, dünya piyasasına yüksek değerden satılıyor.

Parfümlerde aranılan bir madde olan gül, kadınlara kokusunu verirken, cilt bakımı ürünlerinde kullanımıyla da güzelliğini yansıtıyor…

Basa don
mystical Drop Down Menu
Yönetici
Yönetici
Avatar

Kayit tarihi: 15-Subat-2007
Konum: -- Yurtdışı --
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 8523
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti mystical Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 13-Haziran-2007 Saat 18:55
 
 
Tarihi geçmis makyaj malzemesi riskli
 

Bilim adamları, ruj ve maskaraların bakteri üremesine uygun ortam sağladığı ve makyaj malzemesinin kullanıldığı alanda enfeksiyon gelişmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.
 

Londra’daki College of Optometrists uzmanları, araştırmaya katılan kadınların 3’te 2’sinin makyaj malzemelerini iki yıldan uzun kullandıklarını söylediklerine dikkat çekti.
Bu konudaki en yanlış davranış biçimini sergileyen kadın grubunun 30’larının sonunda, 40’lı yaşlarının başındaki grup olduğunu belirten bilim adamları, bu grubu oluşturan kadınların 5’te 1’inin makyaj malzemelerini 5 yıldan kullandıklarını bildirdi.
 

Uzmanlar, kadınların makyaj malzemelerini bir başkasıyla paylaşma alışkanlıklarının da tehlikeli olduğuna, özellikle 24 yaşın altındaki grubu oluşturanların 3’te 1’inin bunu sıkça yaptıklarına dikkat çekti.
 

Dr. Susan Blakeney, kadınların makyaj çantalarının tehlikelerle dolu olduğunu belirtirken, “En sık rastlananın, maskaranın taşıdığı bakteriler yüzünden kadınların gözlerinin sıkça kaşınması, sulanması ve kızarmasıdır. Hiçbir kadın bunun kaynağını anlayamaz ama bunun sebebi makyaj malzemelerinin son kullanma tarihi aşılarak kullanılmaya devam edilmesidir. Makyaj malzemelerinin başkalarıyla paylaşılması da risk yaratır” uyarısında bulundu.
Dr. Blakeney, kadınlara sık sık makyaj malzemelerini elden geçirmelerini ve son kullanma süresi dolan malzemeleri atmalarını tavsiye etti.
 

İngiltere’de kozmetik kullanımı 5 yıl öncesine göre yüzde 40 artarak yılda 1 milyar sterlinlik harcama kalemi haline geldi.
 

kaynak: ntvmsnbc.com
Basa don
manolya80 Drop Down Menu
Moderatör
Moderatör
Avatar

Kayit tarihi: 11-Nisan-2007
Konum: Muğla
Durum: Cevrimdisi
Mesajlar: 26963
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti manolya80 Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 09-Temmuz-2007 Saat 13:07
Sivilceler Hakkında...

Temizlik eksikliği sivilceye neden olmaz. Eğer öyle olsaydı yüzünü hergün düzenli yıkayan kimselerde sivilcelerin geçmesi, fazla yıkamayan kimselerde de çıkıyor olması gerekirdi. Yüz yıkanarak ancak yüz temizlenir fakat sivilceler geçmez. Hatta aşırı yüz yıkamak yüz derisini kurutup hasar bile verebilir ve bu hasar mevcut sivilceleri artırabilir.

Sivilceler ciltteki yağ bezlerinin iltihaplanmasıyla meydana gelen bir cilt hastalığıdır. Hormonsal, metabolik ve mikrobik nedenlerle meydana gelir. Ergenlik çağında yağ metabolizmasındaki değişiklikler nedeniyle daha sık ortaya çıkar.
Sivilce ilacı haricen sabah ve akşam sivilcelere sürülerek kullanılır. İki solüsyon halindedir. Biri 50cc diğeri 100cc olmak üzere iki şişelik bir set halinde sunulmaktadır. Solüsyonlardan biri geceleri, diğeri ise gün içerisinde kullanılır.
Tedavi süresi sivilcelerin yoğunluğuna bağlı olarak değişebilir.
Nadiren duyarlı kişilerde herhangi bir cilt ilacının kullanımında ortaya çıkabilecek lokal kızarıklık ve şişkinlik meydana gelebilir.


Stres sivilcelere yol açmaz. O yüzden stresten kurtularak sivilcelerin geçmesini beklemek boşunadır. Dahası stresli insanların kullandığı bir takım ilaçlar yan etki olarak sivilce yaparlar. Stres, cilt yüzeyine daha fazla sebum salgılanmasına neden olarak belki dolaylı olarak mevcut sivilceleri arttırabilir ancak hiç yoktan sivilce varetmez. Stressiz olduğu bilinen kimselerde de sivilce çıkmaktadır.
Sivilcenin tedavisi başka türlü, stresin tedavisi başka türlüdür.

Yazın gelmesi ve sıcakların başlamasıyla cilt sorunları gündeme oturdu. Daha sağlıklı bir cilt için bilmeniz gerekenler:

Sivilceler, kadınların hayatlarının herhangi bir safhasında karşılaştıkları bir cilt sorunudur. Genellikle ergenlik çağında başlar. Bazı kişilerde 40 hatta 50’li yaşlara kadar sürer. Bazı kadınlarda regl dönemi ya da hormonal değişikliklerle bağlantılıdır.

Akne yağ kanallarının tıkanması ile oluşur, hücrelerdeki yağlar tüy köklerini tıkar. Bu da cilt içinde o hücrenin şişmesine yol açar ve orada bakterilerin üremesine ve iltihaplanmaya neden olur. Bu olay tuylerın bulunacağı heryerde oluşabilir.

Akneyi tedavi etmek zor olduğundan mümkün olduğunca korunmaya çalışmak daha doğrudur. Öncelikle ellerinizi yüzünüzden uzak tutun. Cildinizin bakımını bilinçli yapın. Yüzünüzü yumuşak ve tahriş etmeyen bir sabunla ve en fazla bir ya da iki kez yıkayın. Çok fazla oğuşturmak tahrişe yolaçabilir. Cildinizi etkilemeyecek ama akneyle savaşacak yumuşak temizleyiciler kullanın. Kremli yağlı, parfümlü nemlendiriciler kullanmaktan kaçının.

Hücrelerdeki yağ varlığına daha fazla katkıda bulunmayın. Duygusal çalkalanmalar ya da stress de akneye yol açar. Stressten mümkün olduğunca uzak kalın. Problemin regl döneminizde oluşup oluşmadığına dikkat edin. Aknenin kendi kendine iyileşemeyecek boyutta olduğunu düşünüyorsanız bir cilt uzmanına başvurunuz.

Uzmanların belirttiğine göre, fondöten, mutlaka temiz ve nemlendirilmiş cilde, nemli bir süngerle sürülmeli. Sünger her kullanıştan sonra yıkanmalı ve kurutulmalı. Fondöten aydınlık bir yerde sürülmeli, gündüz makyajı gün ışığında, gece makyajı da iyi aydınlatılmış bir yerde yapılmalı. Saç dipleri ile yüzün birleştiği yerde renk farklılığı olmamalı. Fondöten bu bölgelerde küçük dokunuşlarla iyice yayılmalı. Seçilen fondöten ten rengine uygun olmalı ve ince tabaka halinde sürülmeli.



Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 05:37
06/04/2003(13:15) İlk gözağrım MELİH'İM

06/11/2008(22:05) Minikkuşum ARDA'M

Canözlerim benim,tekvarlıklarım
Basa don
Misafir Drop Down Menu
Misafir
Misafir
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 10-Temmuz-2007 Saat 18:53
Saçınla barışık olmak için önce ona iyi davranmayı öğrenmen gerekiyor. Ona saygıda kusur etmez ve incitecek tavırlardan kaçınırsan, onun da seni mutlu etmemesi için hiçbir sebep kalmaz!

SAKIN YAPMA
Paket lastiği gibi üzeri kaplanmamış çıplak lastikleri toka niyetine kullandığında, saçlarına ne büyük bir eziyet ettiğini biliyor musun? Saç telleri rahatlıkla bu lastiğe dolanır; hem düğüm olur hem de çabucak kırılırlar.
   
DOĞRU OLAN
Saçını toplamak için lastik bir toka kullanmak istiyorsun, saçının sağlığı için üzeri kumaş ya da iplik dokuma olanları tercih etmelisin. Üstelik çeşitli renklerini bir arada kullanarak hoş şekiller yaratabilirsin.


SAKIN YAPMA
Saçını kuruturken, fönü çeşitli yerlerden gelişi güzel tutmamalısın. Bu uygulama saçın parlaklığını alır.
   
DOĞRU OLAN
Daha fazla parlaklık için saç kurutma esnasında yapman gereken, fön makinesini köklerden uçlara doğru tutarak kurutmak


SAKIN YAPMA
Saçını asla sırılsıklamken taramaya kalkma. Saç ıslak olduğunda üç kat daha zayıftır ve kırılmaya müsaittir.

DOĞRU OLAN
Banyodan çıktıktan sonra bir süre havluyla bekle. Nemi alınmış saç, taranmaya en uygun saçtır. Bu arada kullanacağın tarağın da geniş dişli olmasına dikkat et.


Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 05:30
Basa don
Misafir Drop Down Menu
Misafir
Misafir
Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 10-Temmuz-2007 Saat 18:55
Güzelleşmek son zamanlarda iyice masraflı olmaya başladı diyorsan, tasarruf yapmayı dene!


  • Ojelerin çok çabuk kuruyor, kullanılmaz bir hale geliyorsa, ojenin iç kısmına birkaç damla aseton damlat, eskisi gibi sürmeye devam et!

  • Hem göz kalemi hem de kaş kalemi alarak masraf etmene hiç gerek yok. Kaş rengine göre alacağın koyu kahve rengi ya da siyah kalemi, iki bölge için de kullanabilirsin.

  • Şu baş belası sivilcilerin çaresi, öyle düşündüğün gibi pahalı ilaçlar kullanmaktan geçmiyor. Ame eğer öyle diye iddia etmekte ısrarlıysan da, pahalı ürünlerin içeriğindeki maddelere bakarak, aynen bu maddelerin bulunduğu daha uygun fiyatlı ürünleri alabilir, gönül rahatlığı ile sivilcelerinle hesaplaşabilirsin.

  • Eskiyen rujlarını sakın atma. Çünkü onları yeni bir tane elde etmek için kullanabilirsin. Bitmiş gibi görünen rujunun tüpün içinde kalmış bölümünü, fırça yardımıyla vazelin ile karıştırarak parlak bir ruj elde edebilirsin.

  • Maskaranın kökünü mü kuruttun? Hemen yeni bir tane edinmek yerine, ağzını sıkıca kapattığın maskaranı birkaç dakikalığına kaynar suyun içine koy. bu işlem, maskaranın içinin yumuşamasına ve senin de kurumuş olan maskaradan faydalanmana yardımcı olacaktır.

  • Bayılarak sürdüğün krem allığın bitti mi? O halde bir süreliğine pembe ya da şeftali tonlarındaki rujlardan yararlanmayı dene. İhtiyacın olduğunda yanaklarına hafifçe sür ve güzelce dağıt. İnan, kimse farkı fark etmeyecek.

  • Ojelerinin hemen kurumasından şikayetçi misin? O halde bundan sonra annene buzdolabında ojelerin için de bir bölme ayırmasını rica et.

  • Pedikürünü, manikürünü bir güzellik salonunda yaptıracağına, evde kendin yap.

  • Dudaklarını güzel göstermek için hergün sürdüğün parlatıcılar, tabii sana dayanmaz! Ayda bir yenisini almak yerine, evde kendin imal etmeye ne dersin? Haydi kolları sıva!
    Malzeme
    6 çorba kaşığı rendelenmiş balmumu
    6 çorba kaşığı susam yağı
    2 çorba kaşığı bal
    Yapılışı
    Bütün malzemeleri bir kabın içersine boşalt. Daha geniş bir kabın içine sıcak su koyarak, bu kabı içine yerleştir ve içindeki malzemelerin erimesini bekle. Karışım yumuşadığında ve kıvama geldiğinde, kabı dışarı al. Karışımı kalınlaşıncaya kadar bir kaşık yardımıyla iyice karıştır ve bir kaba, örneğin eski krem kutuna boşalt. İşte parlatıcın hazır!
  • Basa don
    Misafir Drop Down Menu
    Misafir
    Misafir
    Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 10-Temmuz-2007 Saat 18:57

    Peeling cildi ölü hücrelerden, ufak kırışıklıklardan arındırarak cildi temizleme, yenileme işlemidir.  Bu yazımdan ev koşullarında, elinizin altındaki malzemeleri kullanarak nasıl peeling maskeleri hazırlayabileceğinizi anlatacağım. Ama önce gelin, cildinize peeling uygulamadan önce nelere dikkat etmeniz gerektiği konusuna bir az değinelim.

     

     

    Peeling yapma kılavuzu

     

    1. Yüz peelingi için en ideal zaman uyku öncesidir.  Yüzünüzü alıştığınız şekilde temizleyin, peelingi yüzünüze uygulayın ve 1-2 dakika dairesel hareketlerle hafif masaj yapın. İşlem bittikten sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın. Peeling sonrası besleyici krem (yada maske) sürün ve cildinizi dinlenmeye bırakın.

    2. Peeling sonrası cilt taze ve yumuşak olmalıdır. Oluşan kızarıklıklar kısa bir süre sonra geçerler. Eğer peeling sonrası kızarıklıklar birkaç dakika içinde geçmezse, cildinizde yanma ve kaşıntı hissederseniz bu, ürünün cildinize uygun olmadığını bildirir. Bu durumda başka bir peeling yöntemi (daha hafif, daha uyumlu maddelerle) denemelisiniz.

    3. El ve ayak peelinglerini manikür - pedikür sırasında, vücut peelinglerini duş veya banyodan sonra kullanmanız uygun olacaktır. Peeling sonrası cildinize süt veya krem uygulayın.

    4. Peeling yöntemini haftada en fazla 1-2 defa denemelisiniz. Aksi takdirde cildinizin kendini koruması fonksiyonunu zayıflatmış olursunuz. Bu özellikle kuru ciltler için çok önemlidir.

    5. Hassas veya sivilceli ciltlerde dikkatli olmalısınız. Peelingleri dikkatli ve haftada en fazla 1 kez kullanın.

    6. Peelinglere ucuz ve etkili alternatif banyo lifi veya masaj eldiveni olabilir. Uzun olmaları sayesinde sırtınız gibi, vücudunuzun normalde ulaşamayacağınız kısımlarına ulaşabilirsiniz. Yalnız dikkatli olup cildi harap etmemek lazım.

    7. Göz çevresinde peeling ürünü kullanılmaz. 

    Vücut Peelingi 

    Kışın derimiz bakımsız kalır, kaşınız, kızarır ve kurur. Yapmamız gereken cildimizi temizleyip,ölü hücrelerden arındırmak ve nemlendirmek. Bunun için de ev koşullarında kendi bakımımızı yapabiliriz.

    Yoğurt Peelingi – 3 yemek kaşığı tuz ve 3 yemek kaşığı yoğurdu karıştırın, vücudunuza sürün, sonra ılık suyla yıkayın ve vücudunuza bal sürün. 5 dakika bekletip balı da yıkayın.

    Lor Peelingi – 3 yemek kaşığı pirinç unu, 3 yemek kaşığı tuzsuz lor, 2 tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini iyice karıştırın. Vücudunuza ve yüzünüze sürün. 15 dakika bekletip yıkayın.

    Selülit probleminiz varsa aşağıdaki scrub reçetesi işinize yarayabilir.

    Selülit Scrub: ¼ fincan taze öğütülmüş kahve çekirdeği, ¾ fincan şeker (varsa esmer olanı), 1 fincan badem yağı. Kaba kahve ve şekeri koyun, badem yağını da ekleyip iyice karıştırın, problemli bölgeye uygulayın. Bu scrubı yara bulunan deride kullanmak sakıncalıdır.

    Yoğurt Peelingi -2-: Yarım bardak yoğurt, 100 gram tuz. Malzemeleri karıştırın, vücudunuza uygulayın. Sivilceli ve iltihaplı deriye uygulanmamalıdır. 10-15 dakika bekleyin. Daha sonra ılık suyla ıslatılmış sünger yardımıyla yıkayın. 

    Kahve Peelingi: 2 tatlı kaşığı kahve telvesi, 2 damla bitki yağı (paçuli uygun olabilir), 1 tatlı kaşığı yoğurt veya tatlı badem yağı. Hepsini iyice karıştırın. Duşun altına girin. Banyo süngerine duş jeli ve üzerine hazırladığımız karışımdan ekleyin. Vücudunuza yaklaşık 5 dakika boyunca uygulayın. Daha sonra soğuk suyla yıkayın. Sonuç: ipeksi ten ve harika bir koku. Yalnız dikkatli olun, güneşe çıkmadan önce turunçgil yağı kullanmayın, cildiniz farklı reaksiyon verebilir. 

    Lucy Liu Peelingi: Güzel film yıldızı Luci Liu’nun peeling tarifini uygulayabilirsiniz: Mısır unu ve kaynar suyu karıştırın. Duş sırasında vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Ilık suyla yıkayın. Daha derin bir temizleme işlemi için mısır unu yerine deniz tuzu, su yerine zeytinyağı kullanın. Etkili bir peeling ürünü elde etmiş olursunuz.

     

    Yüz Peelingi

     

    Japon Peelingi: Pirinç unu ve sıcak suyu karıştırıp krem yapın, kalın bir tabaka olarak yüzünüze sürün, 10 dakika sonra yüzünüze dairesel hareketlerle masaj yaparak, ılık suyla yıkayın.

    Ceviz Peelingi: (Hassas Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı ceviz içi, yarım yumurta sarısı, 2 kaşık tereyağı. Cevizi un haline gelene kadar ezin, tereyağı ve yumurta sarısını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze dairesel masaj yaparak uygulayın.

    Meyve peelingi: Peeling olarak kullanmak için kivi ideal bir meyvedir. İçerdiği enzimler sayesinde ciltteki ölü hücreleri arındırır.

    Fıstık Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı fıstık, 2 tatlı kaşığı limon suyu, 2 tatlı kaşığı nar suyu. Fıstıkların kabuklarını temizleyin, un haline gelene kadar ezin. Limon ve nar suyu ekleyin, iyice karıştırıp yüzünüze uygulayın.

    Canlandırıcı Peeling: Havucu rendeleyin, yarım tatlı kaşığı yulaf unu ekleyin, iyice karıştırın. Yüzünüze uygulayın.20-25 dakika bekletin, ılık suyla yıkayın.

    Bal Peelingi: 2 yemek kaşığı arı balını sıcak su banyosunda eritin (benmari usulü), bir az soğutup, yarım limonun suyunu ve 1 yemek kaşığı buğday kepeğini ekleyin, ılık karışımı yüzünüze uygulayın, yarım saat bekletin, ılık suyla iyice yıkayın.

    Lor Peelingi: 1 tatlı kaşığı pirinç unu, 2 tepeleme yemek kaşığı lor, yarım tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini karıştırıp, yüzünüze uygulayın. 15 dakika bekletin.

    Yumurta Peelingi: 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı dövülüp un haline getirilmiş yumurta kabuğu. Hepsini karıştırın, maske olarak uygulayın. 20  dakika sonra çıkarıp besleyici krem sürün.

    Kahve Peelingi: Kahve telvesini temizlenmiş yüze sürün. Kurumaya bırakın. Dairesel hareketlerle masaj yaparak çıkarın. Daha sonra yüzünüzü önce sıcak, sonra soğuk suyla yıkayın.

    Şeker Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) Yüzünüzü bebek sabunuyla sabunlayın. Sonra toz şekeri dairesel hareketlerle yüzünüze sürün. 15 dakika kurumaya bırakın. Sonra yıkayın.

    Turp Peelingi: 1 yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı turp rendesi, 1 yemek kaşığı bitkisel yağ, 3 damla nane yağı. Hepsini iyice karıştırın, tuzlanmaması için bekletmeden hemen yüzünüze uygulayın.

    Hassas Ciltler için Peeling: Bitki yağı (lavanta, nane, gül, papatya birini seçin), yulaf unu (veya kepeği) ve jojoba yağı. Yulaf ununu az miktarda sıcak suda eritin, üzerine jojoba yağını ve bitki yağını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze sürün, 10 dakika bekleyin. Sonra masaj yaparak ılık suyla yıkayın.

    Sivilceli Ciltler için Peeling: elma, üzüm, kivi, lahana. Hepsinin suyunu çıkarın, temizlenmiş yüzünüze sürün ve 10 dakika bekleyin. Yıkayın ve sonra nemlendirici sürün.

     

    El Peelingi

     

    Elinizin derisi kuruysa taze salatalık sürüp bekleyin ve sonra yağlı besleyici krem sürün. Yoğurt veya bal maskesi de kullanabilirsiniz, 5-10 dakika bekletip yıkayın.

    Ballı Yumurtalı Maske: yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı yulaf ezmesi. hepsini karıştırın, elinize sürüp 20 dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp krem sürün.  

    Patatesli Maske: 3 patatesi haşlayın, rendeleyip süt ekleyin, püre yapın, 2 tatlı kaşığı salatalık veya limon suyu ekleyin. Karıştırıp elinize sürün. Soğuyunca ılık suyla yıkayın. Sonra soğuk suyla tekrar yıkayıp krem sürün.

    Fazla zamanınız oksa, elinize yoğurt sürün, 2-3 dakika bekletin.

    Bu kadar. Buzdolabını kapatın, artık güzelsiniz



    Duzenleyen mystical - 11-Temmuz-2007 Saat 05:19
    Basa don
    Misafir Drop Down Menu
    Misafir
    Misafir
    Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 10-Temmuz-2007 Saat 18:59

    Çok pahalı her şey; neye nereye para yetiştireceğine insan bazen şaşırıyor. Özellikle de konu bakımımız ve güzelliğimizse, pahalı kremlere, kozmetiklere, parfümlere bakıp duruyoruz. Hangi birini alacağız, bir de bir kere almakla olay hallolmuyor ki, bir süre sonra bitecek, yenilerini almamız gerekecek. Başlı başına bir masraf yani. Hayatımız boyunca bizi takip edecek olan bir masraf.

    Aaaaaaa. yazımı okuyup hemen karamsarlığa kapılmayın öyle. Eskiden bu pahalı ürünler mi varmış, nasıl koruyorlarmış insanlar güzelliklerini, nasıl bakıyorlarmış kendilerine. Tabii ki doğadan yararlanarak, kendi reçeteleriyle ürünlerini kendileri yaparak. Günümüze kadar ulaşmış olan bazı tavsiyeler, püfler var, bunları sizinle paylaşmak istiyorum.

    1- Tonik - biliyorsunuz tonik günlük cilt temizliği ve bakımı için önemli ürünlerden biridir. En iyi tonik asitsiz doğal maden suyudur. Bunu daha önce duymuşsunuzdur. Eklemek istediğim bir nokta, maden suyu kozmetik toniklere (çok pahalılarını almanıza gerek yok, içerikleri hemen hemen aynı) eklenebilir, böylece onları daha uzun süre kullanabilirsiniz. Bu karışım uzun bir süre bozulmadan kalacak ve böylece tasarruf etmiş olacaksınız. Ayrıca tonik olarak sade gül suyu da kullanılabilir. Tonik seçerken alkolsüz olanları almanız önerilir.
    2- Vücut bakımı – vücut peelingi için bal ve kahve karışımı yada ucuz bir duş jeli ile deniz tuzu karışımı uygulamanız cildinizi ölü hücrelerden arındırmanıza yardımcı olacaktır. Saç bakımı için yumurta, ekmek ve yoğurttan oluşan maskeler, yüz bakımı için de cilt tipine göre çeşitli maskeler bulunmakta, bunların reçetelerini internetten edinmeniz mümkün.
    3- Banyo keyfi – çeşitli pahalı banyo köpüklerini ve tuzlarını çok ucuz olan deniz tuzu ile kendiniz yapabilirsiniz.  (örnek: deniz tuzu+yemek sodası+çekilmiş yulaf+bitki karışımı – malzemeleri karıştırın, banyo suyuna ekleyin) Deniz tuzu, dokulardaki su birikimini ve toksinleri vücuttan kolayca atabiliyor. Çok zor olmasın derseniz,  küveti doldurun, 100 gram deniz tuzu  ekleyin, bir litre sıcak sütte 250 gram bal eritip bunları da küvete ekleyin. Karıştırın. İdeal banyo süresi 15-20 dakikadır; fazlası zarar, deriyi ve kan dolaşımını olumsuz etkileyebilir. Hep deniz tuzundan bahsettim, yoksa “süt+5 damla güzel kokulu doğal çiçek özlü yağ” karışımı da banyo suyuna eklenebilir.
    4- Parfüm yapımı – Favori parfümlerimiz genellikle pahalıdırlar. Sevdiğimiz kokulardan kendi parfümümüzü yapabiliriz. Önce zor parfüm tarifi: Bu tarifi akşam gazetesinden aldım ve denemedim daha. Serpil Çevik hanım yazmış:
    Malzemelerimiz: 
    - Misk
    - Taze çiçek yada çiçekli ağaç dalı (Elma, limon, portakal, iğde çiçeği, gül, orkide, nilüfer, sandal ağacı, zambak, leylak, yasemin, sümbül, gardenya, hanımeli .... Beğendiğiniz çiçekleri toplayarak dilediğiniz parfümü yaratabilirsiniz.)
    - Taze çam kozalağı
    - Bitki yada ağaç kabuklarından elde edilmiş yağlar
    - 2 fincan saf su,
    - Bir küçük şişe saf alkol
    Yapılışı: Çiçekleri düz bir tahta üzerine yerleştirip, bıçak yardımıyla ince bir halde kesin. Ardından bir kaba alıp yapraklar sıvı bir hal alıncaya kadar ezin. Aynı işlemi taze çam kozalağı için de yapın.
    Şimdi sırada özel işlem var. Misk, bitki yada ağaç kabuklarından elde edilmiş yağları hazırladığınız karışıma azar azar dökün.
    Su ve alkolü de ekleyip, hazırladığınız parfümü sıcak ve kapalı bir ortama koyun. Yaklaşık altı hafta boyunca şişenin ağzını açmayın.

    Deneyip başarılı olanlar sonucu paylaşırlarsa çok sevinirim. Parfüm yaparken sevdiğiniz parfümlerin içeriğini inceleyip yakın bir koku elde etmeniz mümkündür. Örneğin; Amarige parfümü - Portakal çiçeği, gül ağacı, menekşe yaprağı, gardenya,  mimoza, ylang ylang, dağ selvisi, misk, ak amber,  vanilya kokularını içeriyor. Koku tercihimiz karakter ve ruh halimizi yansıtır. Tabii çok da abartmamak lazım, yoksa tasarruf yapmamızın bir anlamı kalmaz :).

    Bir arkadaşım normal ucuz bir kremle güzel kokan bitki özlü bir yağı karıştırarak kalıcı parfüm yapılabileceğini anlatmıştı. İşe yarayabilir. Belki bu parfüm olmaz, ama  hoş kokular ortaya çıkabilir.

    Parfüm yapımı konusunda elimde çok fazla kaynak var. Bir ara onları derleyip toparlayıp burada yayınlarım. Yakında :) Geçeyim diğer püflere…

    5- Pahalı dudak balzamı veya dudak nemlendirici ruj yerine bebek kremi kullanmayı deneyebilirsiniz.
    6- Rujunuz bitti mi? Benzer yeni ruj alana kadar uygulamanız gereken rujun bütün kalıntılarını toplayıp vazelinle karıştırmak. Veya bebek kremiyle, hangisi elinizin altındaysa. Bu ruju fırçayla uygulayabilirsiniz. Dudaklarınız kurumaz ve iyi nemlendirilir.
    7- Dudak parlatıcı – rujunuzu sürün, üzerine pamuk yardımıyla zeytinyağı uygulayın. Uzun ömürlü olarak düşünülemez, ama dudakları nemlendirip güzel bir görünüm sağlar.
    8- Selülit kremi – zeytinyağı + 5 damla greyfurt yağı (yoksa, turunçgillerden herhangi birinin yağı) Masajla uygulayın, bölgeyi poşetle kaplayın, bölgeyi battaniyenin altında 20-30 dakika terletin.
    9- Allık – annelerimizin tavsiyesi, rujunuzu allık olarak kullanabilirsiniz. Biten rujunuzun kalanını bu iş için kullanabilirsiniz.

    On demeden bitiriyorum. Püflere devam edeceğim. Bu konuda görüşlerinizi bekliyorum. Söyleyin çok mu cimriyim? :)

    Basa don
    Misafir Drop Down Menu
    Misafir
    Misafir
    Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 10-Temmuz-2007 Saat 19:02
    Cilt temizliğinin püf noktaları...
     
    İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.

    Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor. Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.



    CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN
    Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.


    KURU CİLTLERE KREM
    Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak "temizleme sütü" adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.


    MİKROFİBER KUMAŞLAR
    Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.


    TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ
    Cildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.


    GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN
    Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır


    Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 05:34
    Basa don
    Misafir Drop Down Menu
    Misafir
    Misafir
    Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 10-Temmuz-2007 Saat 19:08

    Genç kalmanın sırları

    Sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını veren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na göre, stresi hayatından kovan, dengeli beslenip spor yapan herkes uzun ömürlü olabilir. 120 yıl yaşamak hayal değil!

    "Mutlu bir hayat daha uzundur..."

    Ne mucize besinler, ne sporla geçirilen bir hayat, ne de sihirli formüller... Uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırlarını öğrenmek için başvurduğumuz Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun üzerinde en çok durduğu ve ısrarla vurguladığı kavramlar, sağlığa eşlik eden mutluluk, huzur ve dinginlik oldu...



    Belki temel bu ama daha pek çok şey var... Bu yazıda daha uzun ve sağlıklı yaşamın püf noktaları ve çeşitli reçeteleri verilirken, genç kalmayı kolaylaştıran küçük formüller de sıralanacak. Prof. Dr. Müftüoğlu, 'yaşama sanatı'ndan 'yaşlanma sanatı'na uzayan bakış açısıyla, nasıl yaşlanmamız gerektiğini anlatacak...

    'Biz yaşamı uzatmıyoruz, zaten yaşam uzuyor' diyorsunuz. İnsan ömrü neden uzuyor ve biz ne kadarına müdahale edebiliyoruz?

    Bilim ve teknolojik gelişmeler insan ömrüne ömür katıyor. Sadece antibiyotiklerin keşfi, ortalama insan ömründe 10-15 yıllık uzama yaptı.

    Aşılanmanın getirdiği koruyucu güç, bizim daha az hastalanmamızı sağladı.

    Son bir araştırmada statin grubu kolesterol ilaçlarının ortalama insan ömrüne ilavesinin 12 yıl civarında olduğu hesaplandı. Karaciğere verdiği zarar çözülürse statinler 10 yıl sonrasının Aspirin'leri olacak. Genetik bilimindeki gelişmelerle genetik mirasımızdan dolayı başımıza gelen sağlık olaylarının çoğunun ertelenmesini sağlayacağız. İnsanlar, muhtemelen hak ettiği ömrü zaten yaşayacak.

    Eğitim bir avantaj

    Nedir hak ettiğimiz ömür?

    Bence 120'nin üzerinde. Kayıt altında bilinen en uzun yaşayan kişinin yaşı, 117. Eğer 117 yıl gerçekleşiyorsa insan ömrü bunu zorlayabilir. Bana göre 120 yıl yaşamak efsane değil. Son 100 yılda yaşam süremiz ortalama 30 - 40 yıl uzadı.

    Uzun yaşamın kaynağı dediğimizde en önemli belirleyiciler neler?

    Daha çok sağlık bilinci içinde olmayı, daha iyi, daha sağlam duruşu sağlamayı becerebildiğimiz için hak ettiğimiz süreyi yaşayacağız. Entelektüel düzey iyiyse, bu daha iyi gerçekleşecek. Çünkü araştırmalara göre uzun ömrün en önemli anahtarlarından biri eğitim.

    Yaşlanmayla eğitimin ilişkisi ne?

    Eğitimli kişi sağlık ve dünya konusunda daha bilinçli. Araştırmalar eğitilmiş insanların belleklerinin daha sağlam olduğunu ve yaşam süresinin uzadığını gösteriyor. Eğitimli insan aşısını yaptırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalık belirtilerinde doktora daha erken başvuruyor. Hastaların yüzde 80'i çok hastalanmadığı sürece doktora gitmiyor.

    Bugünkü Türkiye'de eğitim düzeyimize bakarsanız, potansiyel yaşlanma sürecimiz nasıl?

    8 yıllık eğitimin sadece eğitimle ilgili değil, sağlıkla ilgili sorunlarda da ciddi çözüm üreteceğini umut ediyorum. Eğitim düzeyimize, üniversitelileşme oranlarımıza bakarsanız hâlâ yüzde 35-40'lardayız. Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 72, erkeklerde 68-69'a dayandı. ABD'de 78-82 yaş civarında. İleride ortalama yaşam süresini hızla uzatan ülkelerden biri haline geleceğiz.

    'Ölçü kaçmamalı'

    'Sağlıklı yaşlanma'dan ne anlamalıyız?

    Ömrü akıllıca yaşamak. Hiçbir şeyin ölçüsünü kaçırmamak lazım. Formda kalmak, kaliteli bir hayat yaşamak, mutlu olmakla birleştirdiğiniz zaman sağlığın faydası var.

    Nereden, nasıl başlamak lazım? Bunun için belli bir yaş var mı?

    2 sınır çiziyorum. 30-35'li yaşlar artık dönüp kendinize bende neler oluyor diye sormaya başlamanız gereken yaşlardır. Diğeri 55 yaş ve üstü.

    Yolun yarısı da 35 değil artık...

    Tabii ki. 35 çok gerilerde kaldı. Ama orada Cahit Sıtkı'nın anlatmak istediği hayatın sadece organik yarılanması değil, ruhsal yarılanması. 35'ten sonra yaşamınız uzuyor ama ruhsal kalıbınız orta yaşa geliyor. 50 yaş ve civarını orta yaşlara giriş gibi düşünmek lazım. Bugünkü klasifikasyonda birkaç şeyi gündeme getirmek lazım. Artık bütün dünyada her şey yaşlılar ve orta yaşlı insanlara göre konumlandırılıyor. Çünkü tüm dünyada doğurganlık azalıyor, yaşam süresi uzadığından en fazla yaşlı nüfus artıyor.

    55'te doktor şart

    Peki bir doktora başvurmak için hangi yaşı beklemek lazım?

    Doktora başvurmanın mutlaka gerektiği yaş, 55 ve üstü yaştır. Bu yaş grubu çok daha önemli. Çünkü o dönemde kadında da, erkekte de birdenbire hızlanan hormonal, metabolik değişimler yaşanır.

    Kadında yıkım daha fazla olmasına karşın daha uzun yaşamaları bir paradoks değil mi?

    Evet ama bence kadınların uzun ömürlü olmalarında bu çok olumlu bir katkı. Bütün dünyada kadınların ömrü daha uzun. Hiçbir ülke yok ki, erkekler kadınlardan daha uzun yaşasın. Erkeklerin sağlıkları konusunda daha fazla duyarlı olmaya ihtiyaçları var. Sağlıklarını daha iyi izlemeleri bazen erkekler tarafından alay konusu edilse bile, çoğu zaman kadınların daha uzun yaşamalarının sebebidir.

    Orta yaşlarda hayata bakış nasıl olmalı?

    İlkönce sağlığa, mutluluğa, dinginliğe odaklanmak lazım. Sağlıklı olma kararı, beraberinde başka türlü bir hayat yapılanmasını da gerektiriyor. Biraz egzersiz, biraz beslenme odaklı, uykuya, stres yönetimine dikkat eden, kendini başarıya daha fazla adayan, bunlar için gerekli olan ekonomik gücü elde etmeye çalışma gayreti içinde olan, ki ekonomisi daha iyi olanlar daha az hastalanıyor.

    Örneğin ben sağlığımdan başlamalıyım, sigara içiyorum, onu bırakmalıyım. Egzersiz yapmıyorum, yapmalıyım. Duygusal hayatıma çok iyi dikkat etmeliyim. Ailevi ilişkilerim çok iyi değil, eşimle, çocuklarımla yeterince ilgileniyor muyum?

    Bunları zaman zaman gözden geçirmek lazım. Hayatı dikkatli bir şekilde dağıtmak lazım. Sağlıklı olma kararı bir meydan okumadır.

    Haftada en az 2 öğün balık yiyin

    Likopen içeren domatesi, karpuzu, proantosiyanidin içeren üzümü, pekmezi, kırmızı şarabı, beta karoten bakımından zengin portakal, kayısı, şeftali ve havucu, yoğun lif içeren tüm meyve ve sebzeleri bol bol tüketin.

    Günde birkaç tane ceviz ya da fındığı, salataya ekleyeceğiniz yarım fincan ketentohumunu beslenme alışkanlıklarınıza yerleştirin.

    Süt ürünlerinde yağsız ya da az yağlı olanlara yönelin.

    Haftada 2 kez ortalama 100-150 gram düzenli olarak balık tüketin.

    Yeşil yapraklı sebze ve meyvelere daha çok ağırlık verin.

    Kafeinden olabildiğince uzak durup tuzu azaltın.
    Daha bol potasyum, magnezyum, kalsiyum almaya çalışın. Lahana, brokoli, ıspanak, soya fasulyesi, güvenilir bitkisel kalsiyum kaynaklarıdır.

    Orta yaşlarda güçlü antioksidan etkileri sebebiyle flavinoitlerin de bol bol tüketilmesi yararlıdır. Çaydan, koyu yeşil, sarı ve kırmızı renkli sebze ve meyvelerden yeterince sağlanabilir. Soya, elma ve brokoli önemli flavinoit kaynaklarıdır. Lahana, kereviz, bezelye ve şalgamda da bol bulunur.

    Kadınlar erkeklerden fazla yaşıyor çünkü...

    Kadınlar sağlıklarına daha düşkün.

    Stresleri erkeklere göre daha az.

    İş kazalarıyla karşılaşma riskleri daha az.

    Erkeklere göre ruhsal ve hormonal açıdan daha monogam olmaya eğilimli. Bu nedenle cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha az yakalanıyorlar.

    Hormonal hiperaktif olmaları yani çok fazla değişken hormonal yaşamları, daha dirençli olmalarını sağlıyor.

    Kadınlar daha sevecen, hayata daha bağlı, daha çok huzur içinde olmaya çabalıyor. Erkekler birbirlerine çok açık ve samimi değiller.
    Kadınlar daha az sigara, alkol tüketiyor.

    İşte erken yaşlanmanın nedenleri

    Beslenme eksiklikleri.
    Hipertansiyon, şeker hastalığı, damar sertliği gibi uzun süreli sağlık sorunları.
    Genetik hastalıklar.
    Kas ve eklem sorunları.
    Egzersiz eksikliği (hareketsiz yaşam tarzı).
    Kolesterol-trigliserit yüksekliği.
    Yoğun stres, mutsuzluk, kötümserlik, depresyon.
    Organ yetmezlikleri (tiroit bezi tembelliği, karaciğer yetersizliği, kalp, böbrek, hipofiz yetmezliği).
    Yoğun çevresel kirlilik ve radyasyon etkisi.
    Yetersiz ve kalitesiz uyku.
    Sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı.
    Basa don
    Misafir Drop Down Menu
    Misafir
    Misafir
    Gonderi Secenekleri Gonderi Secenekleri   Tesekkurler (0) Tesekkurler(0)   Alinti Misafir Alinti  Cevap YazCevap Gonderiye link ver Gonderildi: 10-Temmuz-2007 Saat 19:20
    PÜRÜZSÜZ BİR BEDEN İÇİN
          
    Dinlendirici bir banyo
          
    Malzemeler: Taze nane + tuz
         
    Hazırlanışı: Yarım litre suyu kaynatın ve içine on adet taze nane yaprağını atıp on dakika dinlendirin. Ardından bu suyu süzerek ılık suyla dolu küvetin içine bir fincan tuzla beraber dökün.

    Ne işe yarıyor: Nane rahatlatıcı, dinlendirici ve sakinleştirici etkisi kuvvetli olan bir bitki. Tuz ise peeling yapma özelliğiyle cildinizi ölü deri ve hücrelerden arındırır.
          
    Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez ya da ihtiyaç hissettiğiniz an.
          
          
    Kuru ciltlere süt banyosu
          
    Malzemeler: Süt + tuz + bal
         
    Hazırlanışı: Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın. Ve bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın.
          
    Ne işe yarıyor: Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zarar vermediği için cildi kurutmaz. Tuz ölü derinin atılmasına yardımcı olur.
          
    Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.
          

    SELULİT
    Seluliti oluşturan nedenlerin başında östrojen, doğum kontrol hapı, gebelik, sigara, hormonal bozukluklar, beslenmede doymuş yağ miktarının fazlalığı ve lenf sisteminin yetersizliği bulunuyor. Selulitten kurtulmak için birçok yönteme rastlamak mümkün. Bizim tercihimiz ise daha doğal ve daha kolay olan yöntemler.
          
    Malzeme: Rezene + anason + biberiye
          
    Hazırlanışı: Cildinizde oluşan portakal kabuğu görünümü artık canınıza tak etti. Öyleyse çok kolay hazırlanan bir karışımla sonunda selulitlere ‘elveda’ diyebilirsiniz. Bunun için sabahları, 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığına şahit olacaksınız.
          

    PAMUK GİBİ ELLER İÇİN....
          
    Kuru ellere losyon
          
    Malzemeler: Limon suyu + zeytinyağı
          
    Hazırlanışı: Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından da yıkayın.

    Ne işe yarıyor: Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkili, ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar. Maskenin içindeki zeytinyağı da kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır.
          
    Ne zaman kullanmalı: Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz her an kullanabilirsiniz. Örneğin, suyla uzun süre temas ettikten sonra.....
          

    TIRNAKLAR DA BAKIM İSTER
    Tırnaklar güneşlenme süresince kalınlaşır, şekil anlamında bozulur, kolayca kırılabilir veya pul pul dökülür. Bu esnada deri de değişir. Lavanta işte bu noktada imdadımıza yetişiyor. Tırnaklarınızın üzerine süreceğiniz lavanta yağı etkin bir koruma sağlayarak, sözünü ettiğimiz olumsuzlukları yaşamanıza engel olur.
          

    EL MASKESİ
    Maskeyi uygulamadan önce bir süre ellerinizi ılık suda yumuşatın. Ardından tırnaklarınızı 5 dakika boyunca ılık zeytinyağı ve 1 çay kaşığı balın içinde bekletin. Sonra da zeytin yağla ellerinize ve parmaklarınıza masaj yapın.
          
    İPEK GİBİ SAÇLAR.....
    Cansız saçlara krem
          
    Malzemeler: Yumurta sarısı + rom + adaçayı yağı
         
    Hazırlanışı: Derin bir kapta yumurta sarısını, bir kaşık romu ve 4 damla adaçayı yağını iyice karıştırın. Bu karışımı, şampuanla yıkanan ve durulanan temiz saçlara uygulayın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra da ılık suyla durulayın.
          
    Ne işe yarıyor: Yumurta sarısının saçlar üzerinde yarattığı yumuşatıcı etki onların çok daha kolay taranır hale gelmesini sağlıyor.Romun içerdiği alkol dezenfektan özelliğiyle saç derisini rahatlatıyor. Adaçayı yağının ise arındırıcı etkisi var. Kısaca, hazırladığınız bu kremle saçlarınız daha yumuşak ve ipeksi oluyor ve tararken de zarar görmüyor.
          
    Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.
          
          
    Saç maskesi
          
    Malzemeler: 2 yemek kaşığı bal + bir limon
          
    Hazırlanışı: 2 yemek kaşığı balı bir limondan elde ettiğiniz suyla karıştırarak saç maskenizi hazırlayabilirsiniz Maskeyi kuru saçınıza sürüp 10 dakika beklettikten sonra saçınızı iyice durulayın. Maskenin ardından saçlarınız dolgun ve parlak bir görünüm kazanacak.
          
    Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.
          

    BEBEK GİBİ BİR YÜZ İÇİN.....
    Yüz için nemlendirici maske
         
    Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
          
    Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra, sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
          
    Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
          
    Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.
          
          

    Siyah noktaların sonu geliyor
          
    Malzemeler: limon suyu + yoğurt
          
    Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
          
    Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
          
    Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.
          
          

    Sivilceler için karnı bahar
          
    Malzemeler: Karnı bahar + Zeytinyağı
          
    Hazırlanışı: Sekiz adet karnı bahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
          
    Ne işe yarıyor: Karnı bahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
          
    Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir yada iki kez.
          
          

    Kırışıklara karşı maske
          
    Malzemeler: Kaymak + Elma
          
    Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
          
    Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
         
    Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.
          
          

    Yağlı ciltler için
          
    Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
          
    Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
          
    Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
          
    Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre on-on beş günde bir tekrarlayabilirsiniz.


    Duzenleyen mystical - 08-Kasim-2007 Saat 05:15
    Basa don
     Cevap Yaz Cevap Yaz Sayfa  123 6>
      Konuyu Paylas   

    Foruma Atla Forum Izinleri Drop Down Menu

    Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.17
    Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.



    GebelikveAnnelik.net uyelerimizin yapmis olduklari paylasimda ucuncu kisilerin telif hakki sahibi bulundugu her turlu paylasim (yazi, resim vb) materyallerinin kullanilmasi durumunda dogacak hukuki ve cezai sorumluluk paylasimi yapan uyeye ait olacaktir. Sozkonusu haksiz kullanim nedeniyle GebelikveAnnelik.net'in hicbir hukuki sorumlulugu bulunmamakta olup haksiz kullanim nedeniyle GebelikveAnnelik.net'in ucuncu kisilere odemek zorunda kalabilecegi her turlu tazminat ve idari/adli para cezalari GebelikveAnnelik.net kullanicilarina rucu edilecektir. Forumumuza uyelerimiz tarafindan eklenen tum paylasimin ticari kaydi gudulen, telif hakki ihlaline neden olabilecek materyaller olup olmadiklari en ust duzeyde incelenmektedir. Ancak her yazinin veya resim dosyasinin orijinal kaynagi tespit edilemediginden, bu iceriklerle ilgili gerekli duzenlemeleri bize ulasmaniz durumunda derhal gerceklestirebiliriz.

    Gizlilik Sözleşmesi - Facebook - Twitter - Instagram - Pinterest - Google +